1. Ana Sayfa
  2. Eğitim
  3. Ders Çalışma Alışkanlığı Nasıl Kazanılır?

Ders Çalışma Alışkanlığı Nasıl Kazanılır?

Ders Çalışma Alışkanlığı

Ders çalışmayla ilgili en büyük yanılgılardan birisi sanki her insan ders çalışma becerisiyle doğar ve ne zaman canı isterse, istediği yerden güzel bir disiplinle, çalışmayla o sürece başlayabilir. Bence çok büyük yanılgı.

İnsanlar ders çalışma becerisiyle doğmuyorlar ve enterasan bir şekilde birçok insan belki de taa lise çağlarına kadar bir ders çalışma alışkanlığı geliştiremiyorlar. Peki ne yapacağız? Eğer ki ders çalışma alışkanlığın yoksa bundan sonra hiç ders çalışamayacak mısın? Yoksa bu alışkanlık kazanılabilir mi?

İşte tam olarak bu yazıda sana ders çalışma alışkanlığı nasıl kazanılır ondan bahsedeceğim.

Motivasyon konusunda birçok bilimsel araştırma yapılıyor ve bu bilimsel araştırmalardan bazıları diyor ki büyük düşünmek, hayal kurmak evet işimize yarayabiliyor, motivasyonumuzu artırabiliyor. Ama sadece büyük hayaller kurmak, büyük hedefler ortaya koymak bizi daha ileri götürmüyor.

Aynı zamanda içsel disiplinimizi araştıran araştırmalar da şunu söylüyor ne zaman ki günlük bir rutin oluşturabilirsen günlük bir alışkanlık döngüsü oluşturabilirsen işte tam olarak o zaman kalıcı motivasyona ulaşabiliyorsun, içsel bir disiplin sağlıyorsun.

Peki bundan biz nasıl bir sonuç çıkartacağız? Şöyle diyebiliriz: mikro kotaların olması lazım, makro hedeflerin olması lazım.

Yani bunu şöyle düşünebiliriz makro hedefler yapbozun büyük parçası, mikro kotalarsa yapbozun küçük parçaları.

Evet büyük hedeflerin olacak büyük hayallerin olacak ama bunu yapabilmek içinde günlük mikro yapman gereken minimum bir çalışma düzeni olacak.

İşte tam olarak bunu oluşturabilirsen kafanda büyük resim bir tarafta bide bu büyük resmi oluşturan küçük parçalar.

Önerilen Yazı
Aşırı Duygusal Olmaktan Nasıl Kurtulurum?


İlk olarak çalışma alışkanlığı kazanma yolunda ilk adımı atacaksın. İnsan beyninin şöyle bir amacı var seni hayatta tutmak seni tehlikelere karşı korumak. Bundan dolayı sahip olduğu bütün duyu organlarını gözümüz, kulağımız, dokunma hissimiz, tat, koku hepsini aslında senin hayatta kalmanı sağlamak için aktif olarak kullanıyor.

Ve sen buna aykırı bir şekilde diyorsun ki diğer her şeyi kontrol etme önümde duran matematiğe odaklanmamı sağla. Tamam aslında insanın beyni buna birazcık adapte olabiliyor aslında asıl görevi bu olmamasına rağmen.

Sen matematiğe kendini vermeye çalışırken ama beyin diğer kontrol etme, dikkati diğer şeylere verme becerisini kaybetmiyor.

Ne yapıyorsun etrafında dikkat çekecek başka şeyler varsa zihnin onları da taramaya başlıyor.

Ve senin var olan 100 puanlık dikkatinin 40-50 puanı etraftaki dikkat çekici şeylere gidiyor; telefonundan gelen zil sesi, telefonuna gelen bildiri, bilgisayar ekranındaki ışık, televizyon varsa herhangi dikkat çekici kafanı meşgul eden şeyler varsa dikkatin dağılıyor. 10 puan ona gidiyor, 5 puan ona gidiyor 20 puan ona gidiyor. Matematiğe umduğun şeyi veremiyorsun.

Bunun için ders çalışırken matematik olur başka bir ders olur etrafında ihtiyacın olmayan dikkatini dağıtan hiç bir şey olmaması lazım. Ders çalışmaya başlarken ihtiyacın olan her şeyi yanın alacaksın olmayan her şeyden kurtulacaksın.

Telefon bilgisayar böyle şeyler uzakta ve senin dikkatini bölecek mesafede olmaması lazım.

Sanırım ders çalışma konusuyla ilgili en çok merak edilen ve sorulan sorulardan birisi şu:
İnsan müzik dinleyerek ders çalışabilir mi?

Bu konudaki araştırmalara baktım o kadar çok araştırma var ki. Şöyle söyleyebilirim ; ağırlıklı olarak müziğin yeni öğrenilen konularda hayal etmen gereken mevzular olan konularda soyut düşünme becerisi gerektiren konularda bizi olumsuz etkilediği ve bazen özellikle duygusal iniş çıkışları olan hareketli parçaların her hâlükârda normal ezberlerde tekrarlarda bile rutin konularda bile bizi olumsuz etkilediği.

Ben şöyle düşünüyorum; eğer ki müzik dinlemek senin için çok elzem bir konu değilse ders çalışırken müzik dinleme. Çünkü aslında bu hem yaptığın dinlediğin müziğe yazık hem de derse yazık.

İki şeyi beynimiz çoğu zaman bir arada yapamıyor. Biz beynin gücünün evet çok büyük olduğunu düşünüyoruz ama beyin aynı anda tek mevzuya maximum performansa odaklanabiliyor.

Amacı ders çalışmak mı müzik dinlemek mi?

Ben senin yerinde olsam kendimi riske atmaz ders çalışırken müzik dinlemezdim.

Uyku ile ilgili bazı çalışmalar var diyor ki yatağa sadece uyumak için kullanırsan yatak senin uykuya dalmanı çok kolaylaştırır.

Ama ne zaman ki yatakta oyun oynadın, telefona baktın, müzik dinledin, film izledin böyle olunca yatak senin için “uyku” noktasında kolaylaştırıcı olmaz ve uykuya dalmakta zorluk yaşarsın.

Şimdi tam olarak bunu ders çalışma sürecinde de uygulayabiliriz.

Bize ders çalışma sürecinde kolaylaştıracak bir mekan lazım Odan varsa bunu odanı ders çalışma için dizayn etmelisin. Bir köşen olması lazım.

Sen oraya oturduğun zaman o mekan o köşe sana ders çalışmayı çağrıştırması lazım. Odan olmayabilir ya da odan ders çalışmak için uygun olmayabilir.

Böyle bir durumda okulun olabilir dershanen olabilir kütüphane olabilir ve hatta bir cafe bile olabilir.

Öyle bir ortamda kendine ders çalışmayı çağrıştıracak bir mekan olması senin her zaman rutini oluşturmanı sağlayacak. Ne yapacaksın oraya gittiğin zaman beynine şu mesaj gidecek.

Şuan buradaysam ders çalışmam gerekiyor.

İşte insanı var eden mükemmelliğe tam anlamıyla mükemmellik diye bir şey olmasa bile en iyi noktaya getiren şey şu:

Ruinler oluşturabilmek, alışkanlıklar kazanabilmek.

Ancak insan böyle böyle başarılı oluyor. Ders çalışma alışkanlığı kazanırken gaza gelmek yerine hayır diyemeyeceğin az miktarlarla çalışmaya başlayıp istikrarlı bir şekilde çalışmak en güzel yöntem.

Ne yapacaksın o an diyorsun ki modun yerinde moralin yüksek 100 soru çözeceğim, 300 soru çözeceğim. Evet o an modun yerinde olabilir ama şöyle bir durum var. Senin böyle bir alışkanlığın yok. 300 soruyu, 100 soruyu devam ettiremezsin büyük ihtimalle

Ertesi gün birazcık modun düşük olabilir yorgun olabilirsin. Uykun olabilir böyle zamanlarda sana çok ağır gelecektir. Yapabileceğin hayır diyemeyeceğin miktarla başlamalısın. Gerekirse 5 soru ile başla gerekirse 15 dakika ile ders çalışmaya başla.

Adım adım kendini daha iyi hissettiğin müddetçe ya da yeterli hissettiğin müddetçe artır.

Çünkü ders çalışma becerisi de aynı kas geliştirme gibi ilk başta 5 kilo ile başlarsın adım adım beşer beşer artırırsın 100 kilolara 200 kilolara kadar çıkarsın.

Ve dediğim gibi istikrar en önemli kurallarımızdan bir tanesi.

Hadi bu yazıdan sonra harekete geç ve kendin için o çalışma düzenini oluşturabilmek için 5 dakika bile olsa bir adım at ve bunu kendin için yap.

Yorum Yap

Yorum Yap