İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Ekonomi
  3. Benjamin Graham Akıllı Yatırımcı Kitap Özeti-İncelemesi

Benjamin Graham Akıllı Yatırımcı Kitap Özeti-İncelemesi

Benjamin Graham Akıllı Yatırımcı

Başarılı bir yatırım için çok yüksek bir IQ, şirket içerisinden bilgi veya bu konuda şans gerekmez. Bunun yerine, ihtiyaç duyulan şey, duyguların kararlarımızı önleme becerisi ve karar vermek için sağlam bir mantık çerçevesidir. “Akıllı Yatırımcı” kitabında Benjamin Graham, duygularınızı kontrol altında tutmanıza yardımcı olacak mantıkla birlikte böyle bir çerçeve sunuyor.

Benjamin Graham, muhtemelen yatırım stratejisi son yüz yılda en başarılı olanlardan biri olmuştur. Sadece Graham’ın kendisinin değil, aynı zamanda birçok öğrencisinin de etkileyici kayıtlarını görmezden gelmek imkansızdır.

Dünyanın en zengin üçüncü adamı Warren Buffett, bu kitaptan “şimdiye kadar yazılmış en iyi yatırım kitabı” olarak söz ediyor.

Bu yazıda sizlerle bu kitaptan yaptığım çıkarımları ve kitabın özetini paylaşacağım.

1. Bay Piyasa İle Tanışın!

1000 $ ödeyerek bir firmanın hisse senetlerini aldığınızı ve firmanın bir kısmına sahip olduğunuzu hayal edin.

Bay Piyasa (Borsadaki herhangi biri gibi düşünebilirsiniz) adında bir kişi her gün hissenizi satın almayı veya size bir tane daha satmayı teklif ediyor.

Tarihte bolca örneği görüldüğü üzere Bay Piyasanın işinizin (hissenizin) ne kadar değerli olduğuna dair fikri tamamen anlamsız olabilir. Yani hissenize çok az veya çok fazla paha biçebilir.

Örneğin, Mart 2000’de, hissenizin değerinin 2600 $ olduğunu belirledi ve bu şekilde teklif yaptı. Sadece bir yıl sonra, Mart 2001’de 500 $ değerinde olduğunu düşündü ve teklifini bu şekilde yaptı.

Aynı dönemde şirketin geliri% 50 artarken karı% 20 arttı. Buna karşın piyasanın hissenize biçtiği değere bakın birde.

Sizin 1000 $ ödeyerek aldığınız hissenin gerçek değerinin ne kadar olduğuna piyasa tek başına karar verebilir mi Tabiki hayır!

Graham’ın temel ilkelerinden biri, bir hisse senedinin sadece bir fiyat etiketi ile birleştirilmiş bir hisse senedi sembolü olmadığı, bir işletmeye sahip olma menfaati olduğudur.

Ve Bay Piyasanın her zaman rasyonel olmadığı için, işletmenin temel değeri, onun için ödemek istediği fiyattan farklı olabilir. Yani hissenin değeri o an borsada işlem gördüğü fiyttan çok daha ucuz veya pahalı olabilir.

Aslında, Bay Piyasa kolayca aşırı iyimser ya da tersine fazla karamsar hale geldiği için sık sık aşırı ya da düşük fiyatlandırılır.

Graham, yalnızca Bay Piyasa’nın size sunduğu dalgalı fiyatları görmeden , geleceği düşünerek bu hisse senedini tutmakta kendinizi rahat hissediyorsanız yatırım yapmanızı tavsiye ediyor.

Ancak Bay Piyasa, kafasını sakin tutabilen bir yatırımcı için, sizi onunla bir anlaşma yapmaya zorlamadığı için büyük bir para kazanma imkanı sunar.

Gülünç derecede yüksek fiyatlar sunduğunda ona satış yapmaktan mutlu olmalısınız ve benzer şekilde size pazarlık teklif ettiğinde ondan satın almaktan mutlu olmalısınız.

Graham’ın bu kitabı yazdığı sırada, insanların bugün olduğumuzdan çok daha az haber, tahmin, spekülasyon, hisse senedi fiyatları vb. bombardımana tutulduğunu dikkate almalıyız.

1970’lerde, Bay Piyasa yani hisse fiyatları sabah gazetesiyle birlikte belki günde bir kez gelirdi.

Bugün, telefonumuzu her açışımızda bizimle pazarlığa oturmak istiyor.

Sırf Bay Piyasa sizi daha sık ziyaret etmesi, onunla 1970’lerde olması gerekenden daha sık ticaret yapmanız gerektiği anlamına gelmez.

Size standartlarınızı karşılayan bir teklif sunmazsa, onu görmezden gelin ve gününüze devam edin!

Önerilen Yazı
Parayı Faize Yatırmak Mantıklı Mı?

2. Defansif Yatırım Nasıl Yapılır?

Graham’a göre iki tür yatırımcı vardır – savunmacı (veya pasif) ve girişimci (veya aktif) olan .

Yatırım yapmaya ayırabildikleri zaman sınırlı olduğundan, çoğu insan için savunma stratejisi daha uygundur.

Savunma yatırımcısı,% 50 hisse ve% 50 tahvil gibi, tahvil ve hisse senedi karışımından oluşan bir portföy oluşturmalıdır.

Her bir varlık kategorisine ne kadar ayırmanız gerektiğini, yaşam durumunuza ve tahvillere karşı hisse senetlerinin ortalama getirisindeki mevcut farka bağlı olduğunu unutmayın.

Bu portföy dağılımını yılda bir veya iki kez gözden geçirin. Örneğin eğer o an için hisse senetleri portföyün %60’ını tahviller %40’ını oluşturuyor ise hisse senedi satıp tahvil satın alın. %50/%50 dağılımı tekrar oluşturun.

Düzenli aralıklarla sabit miktarda sermaye yatırımı yapın. Örneğin, maaşınızı aldıktan hemen sonra.

Buna dolar-maliyet ortalaması denir ve hisse senedi ve tahvillerin adil bir ortalama fiyatına izin verir.

En önemlisi, satın alma işleminize yanlış zamanda konsantre olmamanızı sağlayacaktır.

Portföyün hisse senedi tarafı için, defansif yatırımcı aşağıdaki 8 kuralı takip etmelidir:

1. Çeşitlilik:Yatırım yaptığınız şirketlerde çeşitlendirme yapın. 10-30 arası firma yeterli olacaktır. Ayrıca, tek bir sektördeki firmalara aşırı yatırım yapmadığınızdan emin olun.

2. Büyük Şirketlere Yatırım Yapın: Graham büyük şirketi, yıllık satışlarda 100 milyon dolardan fazla gelir elde eden şirketler olarak tanımlıyor. Kitabı yazdığı tarihten günümüze bu rakamı taşıyacak olursak enflasyondan sonra, bu bugünkü değerde yaklaşık 700 milyon dolara eşittir.

3. Az Borçlu: İhtiyatlı bir şekilde finanse edilen,az borçlu şirketleri arayın. Böyle bir şirketin sözde “cari oranı” en az % 200’dür. Bu, cari varlıklarının cari borçlarının en az iki katı olduğu anlamına gelir.

4. Temmettü Ödeyen : Şirketin hisse sahiplerine en az son 20 yıldır temettü ödenmiş olması gerekir.

5. Zarar Etmeyen: Şirketin son on yılda zarar etmemiş olması gerekir.

6. Kazançlarını Artıran: Şirketin kazançlarında son on yılda en az% 33 artış olması gerekir. Bu da yıllık% 2,9’luk muhafazakar bir büyüme anlamına geliyor.

7. Fazla Ödeme Yapma : Şirketin piyasa değeri, net aktif değerinin 1,5 katından fazla olmamalıdır. Net aktif değeri, şirketin varlıklarından yükümlü çıkarılması ile elde edilir.Şirketin fiyat kazanç oranı 15’ten düşük olmalıdır. Bunları göz önünde bulundurun ve hisseye ederinden fazla ödeme yapmayın.

Defansif bir yatırımcı stratejisi izleyecekseniz performansınızı takip edin ve ortalama bir hisse senedi fonu kadar kazanıyorsanız bu kuralları devam ettirin.

3. Girişimci Bir Yatırımcı Nasıl Olunur, Nasıl Aktif Yatırım Yapılır?

Savunma yatırımcısının piyasanın ortalama getirisini elde etmesi çok kolay olduğundan, piyasayı yenmek basit bir mesele gibi görünebilir.

Yatırım konusuna bu ortalama yatırımcıların yaptığından biraz daha fazla zaman ayırabiliyor musun? Eğer ayırabiliyorsan girişimci yatırımcı olmayı deneyebilirsin.

Girişimci bir yatırımcı olmak ve piyasayı yenmek sabır, disiplin, öğrenme isteği ve çok zaman gerektirir.

Pek çok profesyonel ve özel yatırımcı malesef buna uygun değil. Bay Piyasa fiyat tekliflerinin kurbanı olmak, birinin hayal edebileceğinden daha kolay.

Şirketlerin kazanabilecekleri kârlar sınırlı olduğundan, akıllı yatırımcının bu şirketler için ödemeye razı olması gereken fiyat da sınırlı olmalıdır.

Fiyat, girişimci yatırımcı için gerçekten önemli bir faktördür.

Tıpkı pazarın hızlı büyüyen veya başka bir nedenden ötürü çekici olan şirketlere aşırı değer verme eğiliminde olması gibi, gelişmesi yetersiz olanları küçümseme eğilimindedir. Bu nedenle akıllı yatırımcı, sözde “büyüme hisselerinden” olabildiğince kaçınmaya çalışmalıdır. Neden?

Bunun nedeni, bu yatırım kararının nispeten daha fazla gelecekteki kazançlara dayanıyor olması ve gelecekteki kazançların mevcut değerlemelerden daha az güvenilir olmasıdır.

Öte yandan, net işletme sermayesinden daha düşük bir değere sahip bir şirket bulabilirseniz, binalar, makine vb. gibi tüm sabit varlıklar için esasen hiçbir şey ödemezsiniz.

Net işletme sermayesi, dönen varlıklardan toplam yükümlülüklerin çıkarılmasıyla hesaplanabilir.

Graham’ın yatırım kariyeri boyunca bu tür şirketlerin gerçekten karlı olduğu kanıtlandı.

Ne yazık ki, ayı piyasaları dışında bu tarz şirketleri bulmak oldukça zordur.

Neyse ki Graham, girişimci yatırımcı için ek bir yatırım bulma yöntemi öneriyor.

Bu kriterler, defansif yatırımcılarının kullanması gerekenlere benzer, ancak kısıtlamalar daha gevşek olup, girişimci yatırımcının daha fazla şirketi değerlendirmesine imkan tanır. Girişimci yatırımcı için şirket büyüklüğüyle ilgili hiçbir kısıtlama yoktur.

Ayrıca, yine bir miktar hisse çeşitlendirmesi uygulanmalı ancak aktif yatırımcı için yatırım yapacağı şirket sayısı için bir sınırlandırma bulunmuyor.

Bir şirketi analiz ederken, girişimci yatırımcı aynı zamanda şirketin yıllık mali raporlarını da incelemelidir.

Graham’ın, bu konuda “Mali Tabloların Yorumlanması” adlı bir kitabı bulunmaktadır.

4. Güvenlik Payı Kullanın!

Şirket değerlendirmenin gerçekten ortadan kaldıramayacağı bir risk vardır: Yanlış değerleme riski!

Ancak bu riski en aza indirebilirsiniz. Bunu yapmak için, yaptığınız her yatırımın bir “güvenlik marjına” sahip olmasını unutmamalısınız.

Daha önce de belirtildiği gibi, bir şirketin fiyatı ve değeri her zaman aynı değildir.

Fiyat, hesaplanan değerinin en fazla üçte ikisine ulaştığında, yatırımcı yeterli güvenlik marjına sahip bir şirket bulmuş demektir. Yani bir şirkete 150 $ değer biçtiyseniz, bu şirketin hisse fiyatı o an için en fazla 100$ ise bu şirket güvenlik marjınızı sağlıyor ve yatırım yapılabilir anlamına gelir.

Değerinde olduğunu düşündüğünüz hisse senetlerine de yatırım yapmamalısınız. Siz hisseye 150$ değer biçtiyseniz ve hisse o an 150$ ise yatırım yapmayın, çünkü değerlemenizde hata yapmış olabilirsiniz. Güvenlik paylarını mutlaka kullanın!

Kitapta kullanılan bir formül, bir şirketin değerinin ne olduğu ve dolayısıyla bir güvenlik payı ile satın alınabileceği konusunda size biraz ipucu verebilir.

Değer = Cari (normal) kazanç x (8,5 + 2 x Beklenen yıllık büyüme oranı)

Yıllık büyüme oranı, önümüzdeki 7 ila 10 yıl için beklenen yıllık kazanç büyüme oranına eşit olmalıdır.

5. Risk ve Kazanç Her Zaman İlişkilendirilemez

Akademik teoriye göre, bir yatırımcının bekleyebileceği getiri oranı, kabul etmeye istekli olduğu risk derecesiyle orantılı olmalıdır. Daha sonra risk, yatırımın getirisinin oynaklığı olarak ölçülür, yani tarihsel olarak beklenen değerinden ne kadar farklı olduğu anlamına gelir.

Graham bu ifadeye katılmıyor.

Bunun yerine, varlıkların fiyatının ve değerinin genellikle bağlantılı olmadığını savunuyor.

Bu nedenle, bir yatırımcının bekleyebileceği getiri, keleğir varlıkları bulma arayışında ne kadar zaman ve çaba harcadığının bir fonksiyonudur.

Minimum getiri savunmacı (veya pasif) yatırımcıya, maksimum ise maksimum zeka ve beceri kullanan girişimci yatırımcıya gider.

Şu hikayeyi bir düşünün:

Sabah saat 4:00 ve arkadaşlarınızla birlikte Moskova sokaklarında içiyorsunuz. Şehrin daha karanlık kısımlarına gidiyorsunuz.

Garip bir barda, “Oyun oynamak ister misin?” diye soran bir adam size yaklaşır.

“Tabii ki oyunlar eğlencelidir!” diye en cesur, en az ayık arkadaşınız cevaplar.

Adam önünüze tek kurşunla dolu bir revolver koyar.

“Eğer atış yapmaya cesaret edersen sana 10.000 $ veririm, Rus Ruletine var mısın?”

Sarhoş arkadaşınız silah için uzanıyor ama siz onu durduruyorsunuz.

“Sanırım bunu es geçeceğiz” şeklinde teklifi reddediyorsunuz.

“Ben de öyle düşünüyorsum. Peki iki el atış için 100.000 dolara ne dersiniz” diye cevaplıyor adam…

Şimdi, bu hikaye, daha yüksek bir risk almak için daha yüksek potansiyel bir ödül talep etmenin akademik yolunu temsil ediyor.

İlk teklifte, beyninizi patlatmak için % 16,7’lik bir riskle 10.000 $ alacaktınız. İkinci teklifte ödül 100.000 $ ‘dır çünkü kafanıza bir delik açma riski% 33.3’e yükselmiştir.

Mantıklı görünüyor, değil mi? Ancak borsa yatırımlarının böyle olması gerekmiyor!

Fiyat ve değerin aynı olmadığını, her zaman korele olmadığını unutmayın. 1$ değer biçtiğiniz hisse senedini 60 sentten satın aldığınızda, büyük bir potansiyel ödülünüz ve düşük bir riskiniz olur.

Ayrıca, aynı şirketi 40 sentten alabilirseniz daha da düşük bir riskle birlikte daha iyi bir potansiyel ödül bulmuşsunuzdur!

Aklı başında biri, sırf potansiyel ödül daha yüksek diye aynı hisseyi 60 sentten satın almaktansa 40 sente almanın daha riskli olduğunu nasıl iddia edebilir?

Bu 5 maddenin hızlı bir özetini yapacak olursak:

  • İlk olarak, piyasa zaman zaman aşırı iyimser ve fazla karamsar olma eğilimindedir. Bunun, varlıklarınızın gerçek değerinin ne olduğunu düşündüğünüzü etkilemesine izin vermeyin. Bunun yerine, ne yaptığı hakkında hiçbir fikri olmayan biriyle başa çıkabileceğiniz bir iş fırsatı olarak görün!
  • İkincisi, savunmacı yatırımcı, çeşitlendirilmiş bir hisse senedi ve tahvil portföyü yapmalıdır.
  • Üçüncüsü, girişimci yatırımcı, daha düşük fiyat eğilimi gösteren hisse senetlerini de hedeflemelidir. Net işletme sermayesinin altında işlem yapan bir şirket bulabilirse kaymaklı kadayıf olur!
  • Dördüncü çıkarım, akıllı yatırımcının bir varlığı satın alırken güvenlik payı konusunu es geçmemelidir.
  • Ve son olarak, 5 numaralı çıkarım, risk ve ödülün her zaman ilişkili olmadığıdır.

Graham’ın tavsiyeleri hakkında ne düşünüyorsunuz? 1970’lerde yazılan bu kitaptaki maddeler bugün hala uygulanabilir mi?

Konuyla ilgili yorumlarınızı bekliyorum!

Yorum Yap

Yorum Yap